İcra ve İflas
Ödeme Emrine İtiraz: 7 Günlük Süre ve Sonrasında Ne Olur?
İlamsız icra takibinde ödeme emrine itiraz süresi, itirazın nereye ve nasıl yapılacağı, takibin durması ve alacaklının başvurabileceği yollar hakkında bilgilendirme.
İlamsız icra takibinde borçluya tebliğ edilen ödeme emrine itiraz süresi, tebliğ tarihinden itibaren yedi gündür (İcra ve İflas Kanunu m.62). Bu süre içinde usulüne uygun biçimde yapılan itiraz, takibi kendiliğinden durdurur. Süre kaçırılırsa takip kural olarak kesinleşir ve haciz aşamasına geçilebilir.
Bu yazıda ilamsız takipte ödeme emrine itirazın nasıl yapıldığı, sürenin nasıl hesaplandığı, süre kaçırıldığında hangi imkânların kaldığı ve itiraz sonrasında alacaklının başvurabileceği yollar genel hatlarıyla açıklanmaktadır.
Ödeme emri nedir?
Mahkeme kararına dayanmayan alacaklar, ilamsız icra yoluyla takip edilebilir. Alacaklının takip talebi üzerine icra dairesi borçluya bir ödeme emri gönderir. Ödeme emri, borcun ödenmesi veya itiraz edilmesi için tanınan süreleri ve bu sürelerde hareket edilmemesinin sonuçlarını içerir.
Ödeme emrinin tebliğ edilmiş olması, alacağın varlığının kanıtlandığı anlamına gelmez. İlamsız takipte alacaklının takip aşamasında belge sunma zorunluluğu bulunmaz; borcun gerçekten var olup olmadığı, itiraz üzerine açılacak yargılamada tartışılır.
İtiraz süresi ve süre nasıl hesaplanır?
- İlamsız takip (genel haciz yolu): tebliğden itibaren yedi gün (İİK m.62).
- Kambiyo senetlerine özgü takip (çek, bono, poliçe): beş gün ve itiraz icra dairesine değil, icra mahkemesine yapılır (İİK m.168).
Sürenin hesabında tebliğ günü sayılmaz; süre ertesi gün işlemeye başlar (İİK m.19). Örneğin ödeme emri ayın 5'inde tebliğ edilmişse süre 6'sında başlar ve 12'sinde sona erer. Adli tatilin icra dairelerine yapılacak itiraz süresini uzatıcı etkisi kural olarak bulunmaz.
Bu süreler hak düşürücü niteliktedir. Bu nedenle ödeme emri elinize ulaştığında tebliğ tarihinin not edilmesi önem taşır.
İtiraz nereye ve nasıl yapılır?
İlamsız takipte itiraz, takibin yapıldığı icra dairesine yöneltilir; mahkemeye yapılan itiraz sonuç doğurmaz. İtiraz dilekçeyle veya sözlü olarak yapılabilir; sözlü itiraz tutanağa geçirilir. UYAP üzerinden elektronik imzayla itiraz da mümkündür.
İtirazın türüne göre dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:
- Borca itiraz: Borcun hiç doğmadığı, ödendiği, zamanaşımına uğradığı gibi sebeplerle yapılır. İlamsız takipte itirazın gerekçe gösterilmesi kural olarak zorunlu değildir; ancak sonraki aşamalarda ileri sürülebilecek iddialar bakımından itirazın içeriği önem kazanabilir.
- İmzaya itiraz: Takip adi senede dayanıyor ve imza kabul edilmiyorsa, imza inkârının ayrıca ve açıkça belirtilmesi gerekir. Açıkça belirtilmezse imza kabul edilmiş sayılır.
- Yetki itirazı: İcra dairesinin yetkisiz olduğu ileri sürülebilir. Yetki itirazı diğer itirazlarla birlikte ileri sürülmezse sonradan gündeme getirilemez.
- Kısmi itiraz: Borcun bir bölümüne itiraz ediliyorsa itiraz edilen miktar açıkça gösterilmelidir. “Borcum bu kadar değil” gibi belirsiz ifadeler geçerli bir kısmi itiraz sayılmaz. İtiraz edilmeyen kısım bakımından takip devam eder.
İtirazın sonucu: takip durur
Süresinde ve usulüne uygun yapılan itiraz üzerine icra müdürü takibi durdurur; itiraz hükümden düşürülmedikçe haciz işlemi yapılamaz. Ancak itiraz borcu sona erdirmez; yalnızca takibi askıya alır. Alacaklı, aşağıdaki yollardan biriyle takibin devamını sağlayabilir.
Süre kaçırılırsa: gecikmiş itiraz
Yedi günlük süre kusursuz bir engel nedeniyle kaçırılmışsa, engelin ortadan kalkmasından itibaren üç gün içinde icra mahkemesine gecikmiş itirazda bulunulabilir (İİK m.65). Bu yolda mazeretin belgelendirilmesi gerekir; mahkeme mazereti kabul ederse itiraz süresinde yapılmış sayılır.
Gecikmiş itiraz istisnai bir yoldur. Süre kaçırıldığında gündeme gelebilecek diğer yollar arasında borçlu olunmadığının tespiti için menfi tespit, ödeme yapılmışsa istirdat davası bulunur (İİK m.72). Hangi yolun uygun olduğu somut olayın koşullarına göre değişir.
Ayrıca ödeme emri usulüne uygun tebliğ edilmemişse, gecikmiş itirazdan ayrı olarak tebligatın usulsüzlüğü şikâyeti gündeme gelebilir. Uygulamada bu iki yol sık sık birbirine karıştırılmaktadır.
İtirazdan sonra alacaklı ne yapabilir?
İtirazın kaldırılması (İİK m.68)
Alacak, kanunda sayılan nitelikteki belgelerden birine dayanıyorsa alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. İnceleme, belgenin kanundaki şartları taşıyıp taşımadığıyla sınırlı ve basit yargılama usulüne tabidir. Talep kabul edilirse takip kesinleşir.
İtirazın iptali (İİK m.67)
Elinde bu nitelikte belge bulunmayan alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir. Bu süre hak düşürücüdür ve mahkemece kendiliğinden gözetilir. Görevli mahkeme alacağın niteliğine göre belirlenir.
İcra inkâr tazminatı
Her iki yolda da tazminat riski çift yönlüdür: itirazın haksız olduğu sonucuna varılırsa borçlu, talep haksız bulunursa alacaklı, karşı tarafın talebi üzerine kural olarak alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilebilir. Bu nedenle hem itiraz hem de itiraza karşı başvurulacak yol, dosyanın somut koşulları değerlendirilerek belirlenmelidir.
Uygulamada sık karşılaşılan hatalar
- Süreyi beklemek: yedi gün kısa bir süredir ve tebliğ günü sayılmadan işlemeye başlar.
- İtirazı mahkemeye yapmak: ilamsız takipte itiraz icra dairesine yapılır. Kambiyo senedine dayalı takipte ise tersi geçerlidir.
- İmza inkârını yazmamak: imzaya itiraz ayrıca belirtilmezse imza kabul edilmiş sayılır.
- Kısmi itirazda miktarı belirtmemek.
- İtirazdan sonra süreci izlememek: alacaklının açtığı itirazın iptali veya kaldırılması sürecine süresinde cevap verilmemesi hak kaybına yol açabilir.
İlgili bir nokta: uzlaşma raporuna dayalı takip
Ceza soruşturmasında uzlaşma sağlanmış ancak kararlaştırılan edim yerine getirilmemişse, uzlaşma raporu İcra ve İflas Kanunu m.38 anlamında ilam niteliğinde belgelerden sayılır ve icra yoluyla takibe konu edilebilir. Bu kurumun işleyişi için uzlaştırma nedir başlıklı yazıya bakılabilir.
Kira ilişkisinden doğan alacaklarda ise takip, tahliye talebiyle birlikte gündeme gelebilmektedir. Kira ilişkisinin sona ermesine ilişkin ayrı bir yol için ihtiyaç nedeniyle tahliye davası yazısı incelenebilir.
Sık sorulan sorular
İtiraz için gerekçe göstermek zorunda mıyım?
İlamsız takipte borca itirazın gerekçelendirilmesi kural olarak aranmaz. Bununla birlikte imza inkârı ve yetki itirazı gibi bazı itirazların açıkça belirtilmesi gerekir; kısmi itirazda ise miktarın gösterilmesi zorunludur.
İtiraz edince borç ortadan kalkar mı?
Hayır. İtiraz yalnızca takibi durdurur. Alacağın gerçekten mevcut olup olmadığı, alacaklının başvuracağı itirazın kaldırılması veya iptali yolunda incelenir.
İtiraz ettim, haciz gelebilir mi?
Süresinde ve usulüne uygun yapılan itiraz üzerine takip durur; itiraz hükümden düşürülmedikçe haciz işlemi yapılamaz. Kısmi itirazda ise itiraz edilmeyen kısım bakımından takibe devam edilebilir.
Mal beyanı vermek zorunda mıyım?
Mal beyanı yükümlülüğü takibin durumuna bağlıdır. Süresinde itiraz edilmişse bu aşamada beyan zorunluluğu doğmaz; itirazın hükümden düşürülmesi hâlinde kararın tebliğinden itibaren kanunda öngörülen kısa süre içinde beyanda bulunulması gerekir.
Çek veya senede dayalı takipte de yedi gün mü?
Hayır. Kambiyo senetlerine özgü takipte süre beş gündür ve itiraz icra mahkemesine yapılır. Bu ayrımın gözden kaçırılması hak kaybına yol açabilmektedir.
Kaynaklar
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.19, 38, 62, 65, 66, 67, 68, 72, 74, 168.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye niteliğinde değildir. Mevzuat ve uygulama değişebilir. Her uyuşmazlık kendi somut koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir. Konunuza ilişkin değerlendirme için randevu alabilirsiniz; görüşmeler yalnızca önceden randevu alınarak yapılmaktadır.
İlgili çalışma alanları